PAYLAŞ

Son zamanlarda rap müzik uzun zamandır uykudayken yeni bir gündem oluştu. Rap müziğin Türkiye’de ivme kazanması, yeni isimlerin çıkması, konser sayılarının ve dinleyicilerin artması iyi bir şey.

Sagopa ve Ceza’nın “Neyim var ki” şarkısının yıllar sonra yeniden hit olması, Sagopa ile Ceza barışsın geyiklerinin zirve yapması, Norm Ender’in dissinin aşırı tutması da bu sürecin önemli göstergelerinden birisidir. Bu olayın en güzel yanı Türkçe rapin pop müziğin pabucunu dama atmasıdır. Her ne kadar dissleşmeler ve ağır tartışmalar olsa da bunların hepsi Türkçe rap’in gündemde kalmasına yarıyor. Rap’i batıdan geldi diye yadırgamak anlamsızdır. Arabesk’te doğudan gelmişti. Günümüzde arabesk yapan, dinleyen bir nesil kalmadı da pek. Tüm bunlar ülkedeki arabesk kültürünü temizlemek için bir fırsattır.

Ancak bir dislike rekorları adlı başını gidiyor. Artık herkes beğenmedi bir şeyi görünce onu aşağılama, yerin dibine sokma konusunda bayağı uzmanlaşmış durumda. Bütün ülkenin derdi şu an kim kime laf sokmuş (diss atmış) yok mekanın sahibi gelmiş falan olmuş durumda.

Bu konu sadece rap müzik konusunda böyle değil. Seçim olur, bir parti kazanır öbürü diğerine “koyduk mu?” diye aşağılar, dalga geçer. Futbol maçı sonrası trübünlerde bıçaklı kavgalar yaşanır. Kadınlar birbirini kıyafetinin, makyajının rengi yüzünden birbirine girer. Sanki adeta bir Dünyalar Savaşı çıkmış gibi davranıyor millet.

Ülkemizin insanları gerçekten bir şeylere taraf olmaya aşırı hevesli. Herkes savunduğu görüşlerin en radikal halini savunuyor. Kimsenin kimseye bir saygısı yok.

“Neden herkes birbirine düşman? Neden kardeşçe barış içinde yaşamıyoruz?” demiyorum tabi. Çünkü ben her zaman rekabetten yanayımdır. Ortamlar her zaman kızışmalı ki hayat yarışı daha çekişmeli hale gelsin. Bu sayede daha üretken bir çağ yaşamış oluruz.

Asıl sorun insanların bir şeyi fanatik olarak savunup karşısındakine saldırması. İnsanlar bunu bunu o kadar körü körüne inanarak ve cahilce yapıyor ki. Aslında o savunduğu şeyi gerçekten kendi iradesiyle inandığı, bildiği, sevdiği için değil sırf başkalarından gördüğü için taraf oluyor.

Herkesin farklı bir görüşe sahip olması iyidir. Ama bir seçim yapmak ve seçimimizin üstünlüğünü kanıtlamak zorunda değiliz.

İki ya da daha fazla görüş arasından birini seçmek zorunda kalmak Türkiye’de oldukça sık rastlanan bir durumdur. Bir partinin sempatizanı için liderin sözü emirdir, taraftar takımı için ölür, öldürür, kendini feminist olarak addeden kadın, erkek düşmanı söylemlerle yola çıkar. Kimse görüşlerini, taraftarlığını mantıklı bir zemine oturtmuyor. Taraf olmak onlar için kolaydır. Bu sayede birey toplum tafafından onaylanır kabul görülme ihtiyacını tatmin eder. Aslında ne savunduğunu neyi savunduğunu kendisi de bilmez.

İnsan, yapısı gereği bir şeye, bir düşünceye tabii ki yakın olmalıdır. Ama sırf taraf olduğu için herşeye gözlerini kapayan, karşı tarafa çamur atmak için saçmalayan insanlarla doldu etraf. Bir şeyi körü körüne savunup hem de bundan hiç bir çıkar elde etmeyip üstüne bir de insanların canını yakacak kadar insanlıktan çıkmak. İşte bu tam olarak gerizekalılıktır. Hayatında renk, bir amaç olmayan, sevmeyen sevilmeyen insanların kendini var etme biçimi olan bu tür fanatiklikler modern bir toplumsal bir trajedidir.

Herkes bir şeyin parçası olmak için bunu yapıyor. Parçası olmayı başarırsa da bu sefer de parçası olduğu şeyi eleştirememe sorunuyla karşılaşıyor. Kişi eğer beğenmese bile beğendiğini söylüyor. Sevmediği müzikleri dinlemeye mahkum hale geliyor. Birey asla kendi fikirlerini savunamaz hale geliyor. Bundan daha büyük bir distopya var mı?

Bu şarkı neden eleştiriliyor?

Popüler olmak için sevilmek gerekmiyor. Bütün sosyal mecralarda bunlar konuşuluyor. Tüm görüşler, kalabalık kitlelerce dalga dalga yayılıyor. Şarkı beğenilmese bile neredeyse 10 milyon kişi izledi. Bu şarkı başarılı olmuş demektir.

Peki neden bu kadar disslike aldı?
Bir çok kişi Fight Kulüp şarkısını Norm Ender’in Mekanın Sahibi şarkısına karşı bir dalaşma olmasını bekliyordu. Ceza, Killa Hakan, Ezhel ve Ben Fero’nun Norm’u yerden yere vuracağı bir diss bekliyordu. Ama bekledikleri gibi olmadı ve hayal kırıklığına uğradılar. Bu yüzden “onca adam toplanıp bunu mu yaptınız?” deyip Killa Hakan’ın “blup blup blup” demesiyle alay ediyorlar.

Tavsiye:

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın