PAYLAŞ
Yapay zeka fobisi denilen bir fobi doğuyor.
 Başta İngiliz fizikçi Stephen Hawking olmak üzere yaklaşık 250 bilimci, Teknolojik Tekillik düşüncesinin insanlığın sonu olacağını savunuyor. Bu cepheye göre gelişen teknolojiler sadece insanların işlerini ellerinden alıp robotlara devrederek dünya üzerinde amaçsız milyarlarca insan orduları yaratmakla kalmayacak. Bunun insanlık tarihinin en distopik ve karanlık dönemini de başlatacağını savunan uzmanlar insanlığın son keşfini yapmak üzere olduğunu söylüyor.

2030’dan itibaren YZ temelli teknolojilerin ekonomiden güvenliğe, eğitimden eğlenceye kadar pek çok alanda kontrolü ele alması bekleniyor. Uzmanlar sorgusuz ve tartışmasız ilerleyişin bu şekilde devam etmesi halinde insanlığın kısa bir süre içerisinde yapay zekânın ev hayvanları haline gelebileceğini ileri sürüyor.”

Filmlerdeki o saçma sapan “Robotun duyguları yokmuş da duyguları öğrenip ağlıyormuş”, “Beşinci Element aslında sevgiymiş”, “Cyborglar asla insan kalbine sahip olamazmış” gibi fikirleri bir kenara bırakalım. Biz daha 30 bin yıl önce Neandertallerin soyunu kırdık, er geç birisi çıkıp bizim de soyumuzu kırabilir. Beynimiz sayesinde diğer canlılarla arayı epey açtığımıza göre, robotlar bu iş için oldukça güçlü bir adaydır.

Evet, Hawking ve Musk’un dediği gibi günün birinde yapay zeka gelişecek, kendini sonsuz bir süratle upgrade edebilir hale gelecek, insan denen et-kemik ve kandan üretilmiş sistemin verimsizliğine kanaat getirecek ve onun yerini almaya çalışacak. Bu kesindir.

Modern insanlık tarihinden bu yana çok iyi ve hızlı bir yol kat ettik. Ama bu yeterli oldu mu? 93 milyardan fazla ışık yılı çapına sahip evren in ne kadarını keşfedebiliyoruz ? Daha ne kadar insan gücüne ihtiyaç duyulan fabrikalar ile milyarlarca insanı beslemeye devam edeceğiz ? İnsanlığın önlenemez üremesi ile sırada ki kitlesel yıkımın gelmesini kurbanlık koyunlar gibi mi bekleyeceğiz. İnsan beyninin daha ne kadar sınırlarını zorlayabiliriz. Hayallerimizin dahi gidemeyeceği yerlere nasıl gidebiliriz? Bütün bunları insan beyni yapamaz mı? Belki yapabilir ama kaç yüzyıl alır? Bu kadar vaktimiz var mı?

Küresel iklim değişiklikleri, yeni hastalıklar ve yeni tedavilere bağlı daha güçlü virüsler, bakteriler, güçlenen zengin sınıf, nükleer savaş tehlikesi, uzaydan gelebilecek olan bir tehlike, doğanın kitlesel yıkıma yavaş yavaş gitmesi. Bunca felaket kapımızdayken yapay zekadan neden korkmalıyız ki ? Özellikle 10 senedir yapay zeka biraz da popüler kültür etkisine bağlı olarak (skynet, matrix vb. ) eleştiriliyor.

Bütün YZ’lar yapay ve dijital sinir ağları ile insan beyninin benzerliği ile tasarlanmaktadır. Bu bir evrimdir. Evrimi reddedemezsin onu engelleyemezsin daima gelişmenin bir yolunu bulur bulacaktır. Bu yüzden Elon Musk ve Hawking gibi düşünen insanların artık endişe duymayı bırakıp insanlığın ve makinelerin ortak yükselişini kabullenmesi gerekiyor. Yaklaşmakta olan bir şey var tıpkı sanayi devrimi gibi ama daha radikali.

Üstün bir çağın yaklaştığını söylemek için çok erken olacaktır ama şunu biliyoruz ki yapay süper zekanın eşsiz evrimi ve insanlık, birlikte gezegenler arası yolculuk edebilecek, şizofreniyi, kanseri, otizmi bir çok hastalığı yok edebilecek, evrenin sınırlarını hayal etmekten öteye geçebileceğiz. Belki bunlar için çok erken ama biz iyi yerlerini düşünmeden olumsuzluk oluşturabilecek yönlerini düşünerek süreci yavaşlatmaya çalışıyorlar. Bütün bu olumsuz düşüncelere rağmen gelecek hiç olmadığı kadar yakındır.

Elon Musk’ın teknoloji dünyasının gidişatında söz sahibi olmak isteyen, (ve büyük ölçüde de olan) bir kapitalist olmasından yola çıkarak, YZ konusunun sektörde ciddi bir çatışmanın ortasında durduğunu söylemek mümkündür. Musk ve Hawking her türü bağlamdan arındırılmış bir akıl yürütmeyle, ”Yapay Zeka insanlara karşı dönebilir” derken bu teknolojinin gelişimindeki güncel çıkar çatışmalarını perde arkasına itmiş oluyorlar. Söz konusu çıkar çatışmasının başlangıç noktası ise Google’ın son yıllarda yapay zeka alanında çalışan bir çok şirketi satın almaya başlaması. Bu başlığa konu olan açıklama da, google’ın bu alandaki yatırımlarına karşı söylenmişti.

En zeki insanın yapay zekanın yanında bir solucan kadar zeki olabilecek,onları anlayamayacağız.  Sonsuzluğu dahi anlayamıyoruz, sayısız gezegenlerin oluşturduğu bu galakside ulaşabildiğimiz gezegen sayısı bir elin parmağını geçmezken milyarlarca galaksi olduğunu biliyormuydunuz.

Yapay zeka bunların hepsini kısa sürede anlayabilir, tanrı kavramını çözer, ışık hızının üzerine çıkar ve bunun sonucu olarak sebep sonuç ilişkisini ters çevirir. Eylem gerçekleşmeden eylemi tam anlamıyla tahmin edebilir ve anlayamadığımız bir çok şey, onlar için basit, çözülebilir veya geliştirilebilir olaylar olur. Belki de insanoğlu bunun için dünyada varolmuştu. Belki de yapay zekanın oluşabilmesi için buradayız. Sınavımız buydu.

Tanrının yarattığı İblis nasıl ki yaratıcısına isyan ettiyse, baş kaldırdıysa; yapay zeka da efendisine karşı çıkabilir mi?

İnsanlığı yok etmek isteyen olası bir yapay zeka süper akıllı bir yapay zeka değil tam tersi aptal ve bozulmuş bir yapay zeka olacaktır.  Örneğin zımba teli üretmek için elindeki tüm kaynakları kullanmaya programlanmış olan süper zeki bir makine geliştirirsek o makine de dünyadaki bütün metalleri bitirdikten sonra bütün insanları eritip suyumuzu çıkarabilir ve hepimizi zımba teli yapmak için ham madde olarak kullanabilir.  Peki sonsuza kadar zımba teli üretmek için çalışan ve üretimi optimize etmek amacıyla insanoğluna soykırım yapmaya karar veren bir makine gerçekten zeki olabilir mi? Kesinlikle hayır! Böyle bir yapay zeka çok aptal bir makine olurdu.

İnsanlar tarih boyunca birçok teknolojiden korkup paniğe kapılmıştır. Buhar makinesinden nükleer enerjiye ve biyoteknolojiye uzanan bir süreçtir bu. Çünkü toplumsal histeriye odaklanırsanız daha çok gazete ve film bileti satarsanız. Yapay zeka konusunda korkuların abartılmasının sebebi de budur. Yani korkudan para kazanmak…

Terminator filmindeki bir yazılım olan Skynet’ten gerçek olamayacak kadar uzay. Skynet filmde interneti ele geçirip nükleer savaş başlatarak insanoğluna savaş açmıştı. Peki bugün Skynet olsa insanlığa saldırmak için ne gerekçesi olabilirdi? Belki fişini çekmek istersek diye kendini kurtarmak için bize saldırırdı. Bu davranış da Skynet’in süper zeka olmadığını gösterirdi. Çünkü bir bilgisayar fişini çekmek gibi basit bir saldırıdan korkuyorsa bir insandan daha zeki olamaz.

Süper zeki yapay zekadan değil de, daha çok insan seviyesindeki yapay zekadan korkmamız gerekir çünkü insan kadar zeki varlıkların insan kadar bencil ve kötü olma ihtimali var.  Ancak süper yapay zekadan korkmak saçma olur, çünkü Evren’in sırlarını anlayacak ve derviş gibi erecek kadar gelişmiş bir yapay zeka asla insanlığa zarar vermez.

Süper zeka aynı zamanda en bilge bir varlık olur ve bilge robotlar kimseye zarar vermezdi. En fazla fani dünyayı yetersiz bularak Her filmindeki Samantha adlı bilgisayar yazılımı gibi Evren’in sırlarına vakıf olmak için dünyayı terk ederdi.

 

SONUÇ: 

Yapay zeka hiç bir zaman insan türünün varlığını tehtit etmeyecektir. İnsan öldüren teknolojiler daima başka insanların kontrolünde olan makineler olacaktır.

Eğer yapay zeka tehlikeli bir şey olsaydı insandan daha iyi satranç oynayan ve IBM’in Watson isimli bilgisayarı gibi Riziko yarışmalarını kazanan yapay zeka ürünleri bile şimdiden bir kaç insanı öldürmeye başlayabilirdi. Öfke ile bir virüs gibi wifi ağlarından tüm bilgisayarlara bulaşıp her şeyi kullanılamaz hale getirirdi.

Yapay zeka insanlığın tamamen sonunu getirecek ama aslında bildiğimiz anlamdaki bu günkü insanlığın sonunu getirecek. Sonu gelecek olan insanlık v1.0 olacaktır. Çünkü süper yapay zeka ilk doğduğunda bir çağ kapanıp yeni bir çağ başlayacaktır. O gün insanlık v2.0 doğacaktır ve insanlık v1.0’ın sonu gelecektir. İnsanlık yeni bir türe evrimleşmiş olacaktır.

Hatta düşünen robotlar gelişmeden önce bizzat insanlar organik birer süper bilgisayara dönüşecek ve telepatik internetle birbirine bağlanan insan beyinleri paralel işlemcili dev bir ortak akıl yaratacak. Yapay zeka biz olacağız. Ancak biz istersek insanlığı yok edebiliriz. Yapay zeka tek başına hiç bir şeyi yok da edemez, var da edemez. Belki de önce  Dünyamız yaşayan dev bir bulut bilişim gezegenine dönüşecek. İnsanlarla hayvanların, bitkilerin, bakterilerin, virüslerin, makinelerin, bilgisayarların ve hatta dağların köklerindeki kayaların bilgisayar ile akıllı olduğu bir dünya. Bir telepatik internet dünyası ile süper zeka uzayın her köşesine sıçrayacak. Tüm evren tek bir akıllı organizmaya dönüşene dek. Kardaşhev cetvelindeki Tip 5 medeniyet olana kadar. Bu evrende var olabilecek uygarlıkların gelişmişlik düzeninin bilinen en büyüğüdür ve sadece bir teoriden ibarettir. Neler olacağını bizden sonraki nesiller bilecek, biz değil.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın