PAYLAŞ

Singularity veya teknolojik tekillik  (technological singularity) gelecekte yapay zekanın insan zekasının ötesine geçerek, medeniyeti ve insan doğasını radikal bir biçimde değiştireceğine inanılan hipotezsel noktadır. Böyle bir zeka, insanlığın tasavvur edebileceğinden daha üstün kabiliyetli olacağından, insanlığın geleceğini öngörülemez bir hale getireceği düşünülmektedir.

 

Adını astrofiziksel bir benzetmeden alan distopik, bazılarına göre ütopik olan bu gelecek tahmini, “teknolojik tekilliğe ulaştıktan sonra ne olacağını biz bile tahmin edemiyoruz” diyerek bir nevi olay ufkuna atıf yapılıyor.

Uzaydaki bir kara deliğin içindeki şeye tekillik adını veren astrofizikçilere göre bir kara delik, müthiş bir kütle ve onun tarafından yaratılan müthiş bir çekim gücünden oluşuyor. Çekim öyle güçlü ki, ışık fotonlarının dışarı çıkmasına bile izin vermiyor, yani kara delikteki yer çekimi gücü ışık hızından bile fazla. Bu gücün hala geçerliğini koruduğu uzaydaki son noktadan bir adım önceye ‘olay ufku’ deniyor. Çünkü kara deliğin sınırlarının dışında hala zaman var ama ‘olay ufku’ aşıldığında ‘tekillik’ başlıyor, çünkü bilinen fizik kanunları anlamını yitiriyor, zaman duruyor.

İnsanlık avcılık silahlarını ve ilkel tarım aletlerini icat ettiğinde teknoloji, küçük üslü değerlerde de olsa katlanıyordu. Rönesans, sanayi devrimi ve buluşlar derken en başlarda binlerce, sonraları yüzlerce ve daha sonra onlarca yılda ancak gerçekleşen teknolojik buluşlar, bugün neredeyse gün aşırı ve sayısız alanda gerçeklik bulur hale geldi. Bugün 7 milyar sıradan insan da bunlardan neredeyse günlük olarak haberdar olabiliyor. Nanoteknoloji, genetik bilimi, astrofizik, CERN derken; teknoloji kelimesinin üstündeki sayıların aynı anda birçok dalda ve alanda artması, balonun yüzeyini iyice genişletti.  PC’ler, İnternet, cep telefonu, DNA testleri, fiber optik, LED, GPS, GDO, 3D yazıcı, yapay zeka, robot teknolojileri, bitcoin…vs. Katlanarak artan bir hızla ilerleyen teknoloji ile 30 yıl sonra nerede oluruz?

Geleceğin ütopik olması kaçınılmaz. Çevre kirliliği, küresel ısınma, toplu soy tükeniş, açlık savaş gibi sorunlarla insanlığın yok olmasını önlemenin tek yolu ileri teknolojiyi kullanarak bir ütopya düzeninin kurulması.

 

Teknolojik tekilliğin son aşamasında ise geleceğin en uzak noktasında zeki yaşamın evrendeki bütün maddeyi hakimiyetine alıp evrenin kendi içine çökmesini sağlayacağını, böylece bir tür kozmolojik tekilliğe, sonsuzluğa ulaşılacağı söyleniyor. İşte Omega Noktası dediğimiz o anın Kardashev Cetveli’nin sınırına dayanmış en üst medeniyetin ölülerin bile diriltilebileceği alternatif evrenlerin yaratılabileceği bir tür tanrılık mertebesi olduğunu iddia ediliyor.

Teknoloji üstel bir hızla artarak öyle gelişecek ki bir noktada tüm evrene hâkim olan bir zekâ/bilinç haline gelecek (Bu bir yapay zekâ olabileceği gibi insanların kontrolünde bir teknoloji de olabilir). Hatta zamanın ötesine geçmeyi de başaracak. Böylece kendisini meydana getirecek koşulları oluşturmak için geçmişe dönebilecek ve kendi kendini yaratmış olacak. Ve bu varlık zamanı da istediği gibi kontrol edecek. Yaşanmış olanları tekrar etmekten çok, hiç yaşayamadıklarımızı da yaşayabileceğimiz, içimizdeki ukteleri gidereceğimiz gerçeğe dönüşen bir fantastik ütopya deniliyor. Ancak bu gücü daha da güçlenmek için kullanabiliriz. Bir varlık sonsuz güce bile ulaşsa bile hala güç derdinden vaz geçmez. Daha da çok güç ister, daha da çok merak eder. Bu yüzden alternatif evrenlere hücum eder. Bu sayede tarihin ilk başladığı yere sonsuz güçle başlayıp bu yeni evrende bu sefer tüm canlılara hükmedebilir. Onlara gökten dinler, melekler, peygamberler vb. Gönderebilir. Bunu sırf kendi için yapar. Evrendeki gelmiş geçmiş herşeye dokunmak ve kontrol altına almak. Bu sayede sonsuz gücünü sonsuza kadar korur. Ve bu güç sadece en üstünün de üstü teknoloji ile elde edilebilir.

Fütürist bilimci Ray Kurzweil’a göre evrimde altı büyük devir vardır. Bunlar:
1 – Fizik ve kimya (evrenin hayatın ortaya çıkışından önceki hali, atomlarda depolanan bilgi)
2 – Biyoloji (hayatın ortaya çıkışı ve yayılması, DNA’da depolanan bilgi)
3 – Beyin (sinir bağlantıları arasında depolanan bilgi)
4 – Teknoloji (aletlerimizde ve yazılımlarımızda depolanan bilgi)
5 – Biyoloji ve teknolojinin birleşmesi (yarı makine yarı insan yaratıklar, bunlarla bilginin işlenişinin hızlanacağı ve insan ötesine geçileceği ümidi)
6 – Nano ve piko teknolojinin sonucu (tüm maddenin en temel yapıtaşından itibaren insan müdahalesi ve mühendisliğinin konusu haline gelmesi, evrenin zekayla doldurulması ve “uyandırılması”)

Özet: Tüm bu teknolojinin sonucuna geldiğimizde tüm uzay tek bir devasa bir akıllı canlı bir atomik organizmaya dönüşecek. Yani uzayda hiç bir milimetre bile boşluk kalmayacak. Her yer teknoloji ve akıl ile dolacak. ve sonunda evren içine çökecek ve sonunda yeniden patlayacak buna big bounce denir. Ama bu 2. big bang’de ise çok büyük bir fark olacak. Artık 1 atom bile tüm uzaydaki herşeyden haberdar akıllı bir varlık olacak. ve bu akıllı varlıklar evreni daha akılllıca ve daha kusursuzca yeniden inşa edecek…

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın