PAYLAŞ

Teknoloji insanlık tarihinde bilim ve mühendislikten önce ortaya çıkan bilgi ve yeteneklerin toplamıdır.

Bir medeniyet hem teknolojik hem de kültürel anlamda yeterince gelişene kadar başka canlıların yaşam alanlarını işgal ederek onların soylarını tehdit edecek ve hali hazırda bolca bulunan enerji kaynaklarını çevrelerini ve dünyalarını kirletmek pahasına kullanacaktır.

Uluslararası çalışmaları takip eden birisi, kullandığımız teknolojilerin 20-30 yıl önce kağıt üstünde konsept olarak geliştirildiğini bilir.  Yani kısaca günlük hayatta kullanılan teknolojik aletler çok önceden de kullanılabilirdi.  Geliştirilen teknolojinin büyük çoğunluğu tüketim için değil askeri amaçlarla geliştirildiğinden kullandığımız teknolojilerin çok çok daha eski olduğunu anlayabiliriz. Bu yüzden teknolojiyi, silah teknolojisinden bağımsız ele alamayız.

Gelecekte yapay zeka, akıllı evler, robotlar, insansı robotlar, kuantum bilgisayarlar, nanoteknoloji, uçan arabalar, hologramlar, vr gözlükler, sanal gerçeklik, arttırılmış gerçeklik, jest-mimik algılayıcı sistemler, 3B yazıcıdan üretilen dokular ve organlar… vb. Bunlardan hiçbiri imkansız olmayacak ve hemen hemen hepsi gerçekten var olacaklar ama asla ütopik bir dünya olmayacak.

Teknoloji; yaratıcıları, taşıyıcıları ve kullanıcıları ile tüm insanlığın toplam birikimidir. Taştan aletler yapımından bu güne gelinen aşamaya kadar geçen üstel evrim adeta insanlığın koparıp atamayacağı bir organı gibidir.

Her türlü bilimsel gelişmeyi, çok tehlikeli silahlara döndürebilecek zihinlerimiz var. Tedavisini bulduğumuz hastalıkları bile birer kitle imha aracına dönüştürebilmemiz mümkün. Üzerine yıllarca, büyük özverilerle insan öldürmek için çalışılmamış şeyleri insan öldürmek için kullanabiliyoruz.

Teknoloji bizim için değil, kurumlar içindir aslında, o yüzden birileri siyasi veya keyfi amaçlarla interneti kesebilir, günlerce internete giremezsiniz mesela.

Fransız sosyolog Henri Lefebvre; “Modern dünyada gündelik hayatta hiç de teknoloji toplumunda yaşamadığımızı, asıl teknolojinin ordu gibi kurumlarda kullanılırken halka bunun kırıntısının dağıtıldığını” söylemiştir.

Stephen Hawking gibi bedensel olarak aciz insanların tüm bedeni felç olsa da zihninden ses cihazına veri aktaran aparatlar geliştirilerek iletişim sağlayabiliyorken, kitleler ise buna kıyasla yontma taş devrinde çanak, çömlek oyan ilkel insanlar gibidirler. Çünkü günümüz ekonomisi bu kadar büyük bir ivme sonucu oluşan yeni teknolojilerin maliyetlerini kaldıramadığı için eskiden olan “teknoloji her kesim içindir” sloganını kaybetmiş ve artık teknoloji elit kesime hitap etmeye başlamıştır.

Fütüris yazar Alvin Toffler “gücün kaynağı üçtür. Bunlar “kaba kuvvet, bilgi ve paradır.” demiştir. Teknoloji insanın güç ve kontrol takıntısını beslediği ve güçlendirdiği için bu kadar çok rağbet gördü ve sevildi. Belki de başka hiçbir şeyin başaramayacağı şekilde, vahşi doğamıza bu kadar hitap edebilen çok az şey var. En çok teknolojik gelişmenin savaş dönemlerinde gerçekleşmesi de bunun büyük bir göstergesidir. Şu anda zaten hali hazırda teknolojiyi bir bebek gibi büyütmekteyiz. Dünyada üretilen enerjiminin ciddi bir kısmı teknolojik aygıtlara akmakta, yani ilgimizle onları besliyoruz zaten.

Bugün yapay zekaya neden ihtiyacımız var? Çünkü insanlar için oldukça komplike görevleri, hesaplamaları birinin yapması gerekiyor. Eğer insanlar bunun üstesinden kendileri gelebilecek olsalardı süper intelligence seviyesine ulaşacak bir yapay zekanın temelini atmak zorunda kalmazdık. Bu nedenle beyinlerimizi modifiye etmek bir zorunluluk halini aldı.

Dünya tarihinde insanların en yüksek refah seviyesine ulaştığı çağda yaşıyoruz. Bundan 100 sene önce İzmir’de bile insanlar kıtlık ve salgın hastalıklardan ölüyorken bugün Afrika’da bile böyle toplu ölümlerin oranı çok yüksek değil.

Yapay zekanın gelişmesi ve şu anda yaptığımız işleri elimizden alması korkulacak bir şey değil. İnsanlar mutlaka yapacak yeni işler bulacaktır. Mesela sanayi devriminin yaşandığı dönemde ürettikleri tek tip gıda ile beslenip hayatları boyunca köylerinden çıkmayan insanlar bu işi makineler yaparsa biz işsiz kalırız diye düşünseydi, bugün gençler daha 30 yasına gelmeden Dünya’nın her köşesine gidemez ve Meksika mutfağından Japon mutfağına kadar her tür yemeği tadamazdı.

 

Fiziksel zorlukların yerini alan teknoloji, artık zihinsel zorlukların yerini almaktadır.

Teknolojinin önünde hiç bir kural, dogma, kültür duramaz…

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın