PAYLAŞ

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” ifadesi Türkçe’de yerleşmiş köklü ve hatırı sayılır bir atasözü olarak geçer. “Bir iş, durum ya da olayın nasıl sonuçlanacağı şimdiki gidişinden anlaşılıp belli olur” anlamına gelir. Bir işin sonunun nasıl olacağı şimdiki gidişinden belli olur. Bu söz atalarımızın bir gerçeği yüzümüze çat diye vurdukları atasözüdür.

Fütürizm ve fütüroloji yani gelecek biliminin de amacı tam olarak budur. Fütürizm kahinlik ve uydurmak değildir. Fütürizm bir magazin trendi değildir. Fütürizm daha çok bugünkü trendlere bakarak yarınki dünyanın nasıl olacağını tahmin etmeye çalışan bir alt bilim dalıdır. Ama çok mevcut verilerden yola çıkarak insanlığın geleceği konusunda neler bilebileceğimizi ve bu bilgileri arzulanan geleceğe ulaşmak için nasıl kullanabileceğimizi keşfetmeye çalışan bilimsel disiplindir. Gelecek için yapılan tüm planlar aslında sadece bir temennidir. Bunun yanında gelecek hakkında yapılan tahminlerden geleceğin kendisine en yakın olanı bir plan dahilinde gelişen olayı bilerek ve bu planın gerçekleşme olasılığını birçok yönden inceleyerek ikna olduktan sonra planın sonucunu söylemek şeklinde yapılan tahmindir.
Gelecek bilimiyle uğraşan kişiler yani gelecek bilimciler, öngörülerde bulunmadan önce en başta yaşanan olaylar arasındaki düzeni kavrayarak açıklama gereği duyarlar. Gelecek sadece akla dayalı araçlarla ölçülebilir ve dönüştürülebilir.

“Nanoteknoloji gelecekte bugün hayalini kuramayacağımız nesneleri günlük yaşamımıza sokacak”
” yakıt pilleri otomobillerde kullanılacak hidrojen geleceğin yakıtı olacak” dediğimizde bir böyle bir planın varlığını biliriz ve bu konuda bilgi sahibi isek bunları söyleyebiliriz ve gelecek hakkında net ve doğru olmasa da bir yargıya varabiliriz ve bu kadar eksik kalmasına rağmen en yakın ve iyimser ve doğru tahmin budur. Tüm bunları söylerken dünyada çıkacak yeni savaşları, kullanılma ihtimali olan nükleer silahları ya da tüm bunları yüzyıllarca ileriye atacak felaketleri hesaba ya katmayız ya da katmak istemeyiz.

Örneğin 1980’li yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanki başkan Ronald Reagan tarafından tasarlanan bir proje olan Stratejik Savunma Girişimi, bir diğer adı ile Yıldız Savaşları Projesi olan bir askeri tasarı vardır. Bu proje, ABD’nin Soğuk Savaş dönemindeki rakibi SSCB’nin kıtalar arası balistik füzelerini uzaydan kontrol edilen lazer ışınları ile henüz Amerikan topraklarına ulaşmadan yok etmesi üzerine kurulu bir fütüristik bilim kurgu ürünü, projedir. Yani bu uzayın militarizasyonu fikrinin resmi olarak hayata geçmesidir. Bu çabaların çoğu, bilgi paylaşmayı sevmeyen kurumlar veya bu kurumlarda bilgi paylaşımını sevmeyen görevliler olduğu için çok uzun sürede gerçek hayata geçirilebilmiştir. Bilginin kaynağının, üretildiği yerin, son güncelleme ve sonraki güncelleme tarihlerinin, vb. bilgilerin kaybolmayacağı metadata havuzu oluşturulması bile bu paylaşımı kolaylaştıramamıştır.

https://en.wikipedia.org/wiki/Militarisation_of_space , https://tr.wikipedia.org/wiki/Dış_Uzay_Anlaşması

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın