PAYLAŞ
Hep “Osmanlı bilime ve teknolojiye önem vermedi ondan yıkıldı.” derler.
Gerçek ise Osmanlı bilime ve teknolojiye önem verecek bir durumda bile değildi. O kapasite hiç bir zaman olmadı…Sanayi devrimi tarım devriminden sonraki insanlık tarihindeki hemen hemen her şeyde değişikliğe yol açan ikinci önemli devrimdir, etkileri hayatın her alanında hissedilmiştir.

Sanayi devriminin gerçekleşmesini tetikleyen üç önemli kavram vardır. Bunlar bilim, üretim ve tekniktir. Sanayi devriminden 100 yıl önce gerçekleşen Newton öncülüğündeki bilimsel patlama rastlantı değildir. Üretim kısmında, sömürgelere kavuşan İngiltere eldeki fazla hammaddeyi kullanmak istemiştir ve talebi karşılayamayacak duruma gelmiştir. Teknik ise bilimin üretimde kullanılmasıdır , bu bir nevi mühendislik demektir. Bu üç önemli etken İngiltere’de olduğu için de orada gelişmiştir.
Bir tekstil atölyesi çalışanı buhar ile çalışan dokuma tezgahını kurup çalıştırmayı başarır. Sorunsuz çalışan bu cihaz sonrası atölyeden bazı çalışanlar işten çıkartılır. İşten çıkarılan işçiler de soluğu tekstilciler loncasında alırlar. Şikayet ederler. Venedik’te çalışan alt kesim de bu cihazın kendilerini işsiz bırakacağı korkusundan dolayı ufak çaplı bir ayaklanma çıkarırlar. Meclis ve lonca toplantı yapar. Cihaz yasaklanır ve bir daha bu tarz bir cihaz üretilmemesi konusunda halka güvence verirler. Fakat bu yasaklama çok da başarılı olamamaz.

Buhar makinası ile ilk defa işi enerjisi hareket enerjisine dönüştürülebilmiştir. Buhar makinası, üretimi ilk defa yaygınlaşan bir fosil yakıt olan kömür kullanımı ile birleşince hem inanılmaz bir üretim gücü ortaya çıkmış hem de buharlı lokomotif ve buharlı geminin geliştirilmesiyle taşımacılık, dolayısıyla çok geniş toprakların hammaddelerini kullanabilme olanağı doğmuştur. Verimliliği %1 gibi çok düşük olan ilk üretilen makinelerle dahi bir anda 300 işçinin yapabileceği iş yapılmaktaydı.

Sanayi Devrim İngiltere’de devasa etkilerini gösterdi ve ABD ve Avrupa’ya inanılmaz bir hızla yayıldı. Özellikle sanayileşme, sömürgeleşme ve silahlanma öyle hızlı bir şekilde yayıldı ki o dönemler, günümüzden bile daha hızlı ve kontrolsüz biçimde silah üretimine sahne oldu.

On dokuzuncu yüzyılda bir den bire büyüyen şehirler dünyayı sardılar. Beş milyonluk Londra’nın yanında üç milyonluk Newyork ortaya çıkmıştır. Orta Avrupa ve Amerika kozmopolitleri sanayi devrimi ile başlamıştı.
Peki İstanbul’da durum neydi derseniz İstanbul’da nüfus o dönem 950 bin civarlarındaydı, ve Osmanlı parçalanıyor can çekişiyordu.

Bir zamanlar ‘ticaret’ deyince insanların aklına sadece İpek yolu ve Baharat Yolu gelir iken ticaret modern dünyada dünya çapında küresel olarak insanların aklının almayacağı düzeylere teknolojilerle aşıldı.

Sanayi devrimi ile yeni sömürgeler bulup, hammaddelerini sömüren batı dünyası zenginleşti, bilim ve teknikte diğer ülkelerin hayal edemeyeceği noktalara ulaştı. O gün bu gündür, batı bu başarının kaymağını yemek ile meşgul.

Sanayi Devrimi Orta Çağ’dan kalan son karanlığın simsiyah kömür aleviyle aydınlanmasıdır. Sanayi Devrimi yaşanmasaydı kölelik bugün hala kalkmazdı…

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın