PAYLAŞ

Bence kitle iletişimin dönüm noktası matbaaya dayanır. Çünkü matbaanın icadından sonra basımı hızlanan kitap, dergi ve gazeteleri günümüze kadar gelmeyi başarmıştı. 20. yüzyılda ise radyo ve televizyon gibi üstün cihazların yerini ise internet almıştı. İnternetten sonrasını da 21. yüzyılda sosyal medya aldı.

Facebook ve Twitter sosyal medya bakımından artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bununla birlikte Instagram ve diğer sosyal medya siteleri bu rekabeti kovalasa bile Facebook ve Twitter‘ın hayatımızdaki önemi ve yeri çok büyük.

Geçtiğimiz günlerde Apple‘ın ortak kurucusu Steve Wozniak: “Facebook hesabınızı silin!” çağrısında bulunmuştu. Bununla birlikte SpaceX ve Tesla Motors başta olmak üzere birçok şirketin fütürist kurucu ve CEO‘su Elon Musk bile tüm Facebook sayfalarını ve hesaplarını kapatmıştı. Hatta Facebook ilk çıktığı zamanlar AAA oyunların yapımında çalışan tüm Türk oyun geliştiricilerine Facebook üzerinden ulaşarak röportajlar gerçekleştirmiş ve bu bilgiler doğrultusunda çok insana yol gösteren biri olmuştum.

Bugün ise bu insanlar tek tek Facebook’u terk ediyor. Bunun asıl sebebi bilinen ve klişe haline gelen güvenlik açığı skandalları ya da bilgilerimizi erişime vermemiz değil aslında.

Peki neden?

İnternetten vatan mı kurtaracaksın?” klişesine sahip, yenilikçilikten uzak ve bugün matbaa yeniden çıksa karşı çıkacak kitle için 2013 Gezi olayları sırasında ana medyanın susturulduğu dönemde, bu kadar insanı bir arada toplayan ve orada yaşanan gelişmeleri an ve naklen hiçbir kuruma ve baskıya ve en önemlisi sansüre gerek kalmaksızın, insanların gözünden aktaran Twitter ve Facebook bu ön yargıyı kırmayı başarmıştı.

Hatta yine benzer örnek ile 15 Temmuz 2016 tarihinde dile getirilen darbe girişimi anında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise FaceTime ile ekranlara çıkarak iPhone üzerinden gerçekleştirdiği görüntülü konuşma ile insanları sokaklara davet etmişti.

Hükümet için sokağa çıkan bu vatandaşlar için tüm ülkede tüm telefon hatları sayesinde ücretsiz internet paketleri dağıtılmış ve gereken tepkinin sosyal medyada ve sokaklarda verilmesi için bu iletişim yolu açılmıştı.

Bu büyük olayların aksine tehdit altında olan insanlar yine aynı şekilde sesini sosyal medyada duyurmuş ya da adaletin gerçekten bittiği yerde katili, hırsızı, tecavüzcüsü, pedofilisi, teröristi sosyal medya üzerinden ifşa edilerek, gelen tepkiler doğrultusunda da kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ile yakalanması söz konusu olmuştu. Kısaca ana medyanın sustuğu yerde, gerçek medyanın bastırıldığı yerde, medya gücüne ulaşılamayan yerde Sosyal Medya ve Facebook devreye girmişti.

Hatta Facebook, DARPA’nın eski müdürü olan Regina Dugan’ı işe almıştı. İşte bu da sosyal medyanın silaha dönüştüğünün en büyük kanıtıydı!

Bugün ise durum artık SANSÜRDEN ve YASAKLAMALARDAN İBARET! Facebook ne derse o olur: “YAŞA FACEBOOK!

Peki şimdi ne oldu?

Şu anda Facebook’u yöneten tam anlamıyla başarısız bir yapay zeka var. Facebook bütün güvenlik işlerini bu botlara yaptırıyor. Popüler bilim ve teknoloji gündeminin: “Yapay Zeka, Sosyal Medyayı kontrol ediyor!” ya da “Facebook, yapay zekaya emanet!” gibi görkemli ve ilgi çekici haberler ve içerikler sunarken, çalışanlar da “Artık otomasyon çağındayız” der demez bir yandan yan gelip yatıp, maaş alıp ve gelen itirazlar doğrultusunda buna müdahale ediyorlar. İşe yaramayan bu algoritmalar bizleri artık banlamaya başladı. Bahsettim ya katili, hırsızı, tecavüzcüsü, pedofilisi ve teröristini ifşa edelim derken bu yapay zeka bu fotoğrafın asıl sahibini tarıyor ve görseller izinsiz kullanılmıştır diyip, hem o iletiyi kaldırıyor, hem de o kişiye 30 gün paylaşım, beğeni ve mesaj atma cezası veriyor. Resmen suçlu suçsuz, suçsuz ise suçlu ilan ediliyor. Üstüne bir de asıl kişiden şikayet var ise tamamen hesap kapatılabiliyor. Yeni hesaplarda ise sahtedir önlemi ile kimlik soruşturması günler alıyor…

Facebook‘ta en çok şikayet edilen genel bir durum ise zencilerle dalga geçilen bir resmin bir benzerini paylaşınca Facebook‘un ilkel yapay zekası, seni görüp kimse görmeden gönderiyi silip, seni 30 gün banlıyor. Sadece Afrika’da olan bir olayın haberini paylaşsanız bile Facebook sizi ırkçı diye otomatik banlıyor. Hatta kezbanları bile eleştirmeye kalkınca bile “Türk kızı” kelimesini bile ırkçılık olarak algılıyor. Oyunda şu adamı öldür dediğin an bile o “öldür” kelimesini tehdit olarak algılıyor. Birinin sorusuna karşı “Ben Türk’üm, Alman değilim” kelimesinden bile ceza yediğim an ettiğim küfürlerin haddi hesabı yoktu. O an akla gelebilecek her şeyi yapmak istedim. Bu durumda insanı nefrete, küfüre ve şiddete sürükleyen Facebook’un ta kendisidir!

Eskiden Türkiye’nin ve diğer 3. dünya ülkelerinin ya da Ortadoğu ülkelerinin medyası sansürlü derdik, şimdi ise sosyal medyada daha fazla sansür var. Oysa Facebook’un tercih edilme sebebi bizlere verdiği özgürlüktü!

Siz uğraşmayın biz Facebook’u terk ederiz!

Facebook‘un kullanım oranı gittikçe düşüyor. Bu düşüş doğrultusunda kullanıcı sayısı azalsa bile yinede iletişim ve etkileşim doğrultusunda ne yazık ki kullanmaya devam ediyoruz.

Diğer bir etken ise Facebook‘un çok fazla zaman yiyip, daha az insanlara ulaşabilmemiz. İnsanlarla etkileşim ve içerik yaygınlaştırma konusunda maalesef Twitter Hastagleri gibi bu durum etkili olmuyor. Bizim bile hala Facebook kullanmakta ısrar etmemizin sebebi ise Facebook’taki esneklik ve çesitlilik diğer hiç bir sosyal platformda olmaması. Facebook’taki özelliklere sahip başka bir site yok henüz. İnsanların farklı siteler kaymış olmasının sebebi popüler olanın peşinden koşmasındandır.

Başka sosyal medya sitelerini kullanıp orada hala “Facebook kullanan kaldı mı ya?” deyip milleti aşağılayan kitlenin ise popüler olanın peşinden koşup her sene binlerce vergi ile soyulan Türk insanının iPhone peşinden koşmasından farksız bir durum.

Özellikle Türkiye sınırları içinde Facebook’un çok yanlış, göz kanatan bir kullanım şekli var ancak doğru etkinlikler, gruplar, sayfalar ve ilanlar ile gayet işlevsel bir platform. Şu an çalıştığım büyük firmaları ve hayalini kurup tanışmak istediğim sanatçıları tanımamdaki en büyük etkiyi Facebook’a borçluyum. Facebook tüm dünyada da hala etkin bir şekilde kullanılıyor.

Bu kitleye karşı ve kullanılan aptalca yapay zeka ve saçma sapan banlamalar yüzünden azalan bu ilgi sayesinde Facebook kendi kendini bitecek. Diyeceksiniz bitmez. Yahoo için de aynı durum söz konusu olmuştu, MSN Messenger için de…

2005 senesinde kurulan YouTube, tam bitmek üzere olmuştu ki Google satın aldı ve önce video kalitelerini düzeltip , ardından da HD ve Full HD özelliğini getirdi. Özellikle para kazanma özelliği getirdikten sonra yepyeni bir oluşuma döndü. Facebook’ta bugün YouTube’un 2008 ve 2009 tarihindeki anlarını yaşıyor. Umarız yaptıkları açıklıklar yüzünden siteyi kaybetmeme adına yaptıkları bu saçma sapan politikaları bir an önce düzeltirler ya da gerçek anlamda davayı kaybedip , Facebook’u yönetebilecek vizyon sahibi insanlar alırlar…

Benzer durum şu an Twitter için yaşanıyor. Bakalım… Artık gelecekteyiz!

Facebook neden intiharı önleyen Yapay Zeka geliştirdi?

PAYLAŞ
Önceki makaleYeni Dönem Rap Savaşları
2000'li yılların GTA mod yapımcısı. Türkçe yama yapımcısı. Aral'daki profesyonel kariyerinden sonra zamanla Türkiye'deki oyun ve teknoloji basınında yer aldı. Technopat, Merlin'in Kazanı, Bölüm Sonu Canavarı ve ShiftDelete dedikten sonra kendi oluşumu Futurizma ile yoluna devam ediyor!

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın