PAYLAŞ

Amerikan Pastası‘na değinmeden evvel, bu son 10 gün, benim için kırılma noktası geçirdiğim bir dönemdi. Lise hayatımın ardından yaşadığım ilk üniversite deneyimi sonrası, her aptal gibi ben de bir kıza aşık oldum. Bundan sonra da eskisi gibi olamadım derken ne yazık ki bu beş senenin ardından bir kıza aşık oldum. Maalesef pek uzun sürmedi. Neden mi? Boşver…

Tam her şeyi yoluna sokmak için uğraşırken, bu filmi kız arkadaşımla izledim. Güzel de geçti. Belkide kendisiyle son kez vedalaştıktan sonra eve gidip Netflix‘in karşısına geçtim. Tesadüf o ki, birkaç saat önce izlediğim Amerikan Pastası, Netflix’e gelmişti.

Her şeyin bittiği noktada ise American Pastası serisinin dört ana filmi ve spin-off olarak yapılan diğer dört filmi de Netflix‘e gelirken bu ünlü klasiğin başarı formülünü bir inceleyelim dedik.

Film, bir grup genç erkeğin kızları tavlamak için yaşadığı talihsiz ve komik serüvenler zamansız şekilde kendini izletmeye devam ediyor. Konu zaten yapraklarını asla dökmeyen bir ağaç gibi Amerikan kültürünü güzelce işliyor. Böylelikle fikir hiç eskimiyor. Çünkü ergen erkekler her zaman hanımların gözüne girmek için asla yorulmadan aynı hareketleri yapmaya devam ediyor. Amerikan kültürü dedim fakat Türkiye toplumu olarak da aslında çokta farklı değiliz. Hatta Jim (Jason Biggs) ve Kevin (Thomas Ian Nicholas) karakterine baktığımızda arkadaş ortamımız, çevremiz ne kadar farklı olsa da bu karakterlerde kendimizi görebiliriz.

Bu konuyu işleyen sayısız kitap, film ve dizi var. Bazıları işin mizahi tarafını anlatırken, bazıları da dramatik yönlerini ele alıyor. Hatta gençlerin bu abaza halini bile acımasızca eleştiriyor.

Gençlerin aşırı heyecanlı bir şekilde seks yapmak için kendini soktukları maceralarla ilgili çoğu yapım, dönemlik olarak seviliyor ama sonra her şey unutuluyor. Ne de olsa kimse toyluk döneminde kendini rezil ettiği olayları tekrar hatırlamak istemez.

Kimi ise ülkemizde yoğun seviyede bulunan ve her seferinde o farklı biri diye yanılmamıza sebep olan kezbanlar ve kekolar yüzünden karşı cinsten ve cinsellikten geçici bir süre soğumuş olsa gerek ki o hallerini bile özleyebiliyor. Açık konuşmak gerekirse de keşke lisedeki gibi abaza olsaydım demiyor da değilim. Bu saatten sonra öyle davranmak da sapıklık algısı oluşturur, bu daha da kötü. Amerikan Pastası ise bu algıyı kırmada büyük bir yapım. O da anlayana…

Amerikan Pastası‘nda, konuyla ilgili hazırlanan yapımlardan çok azı, yıllarca akılda kalacak özel sahnelere sahip. Nesiller değişse de, herkesin oturup tekrar izleyebileceği kadar tüm zamanlara hitap edecek başarıyı yakabiliyorlar. Bu yüzden ilk film zaten kült bir yapım oldu.

Çapkın gençlik ve komedi denilince American Pastası‘nın eline su dökecek çok az film var. 1999 yılında izleyicisiyle buluşan ilk American Pastası, bu hafta itibariyle Netflix’te yerini aldı. Tahmin edin ne oldu?

American Pastası, devam filmleri ve aynı karakterlerin maceralarını anlatan Band Camp, The Book of Love ve Naked Mile, tıpkı güncel bir yapımmış gibi Netflix‘te hemen yüksek izlenme rekorlarına ulaştı.

American Pastası serisi, her gencin mutlaka yaşadığı bir olayı komik bir dille ele alıyordu. Dört genç, liseyi bitirmeden bakir kalmayacaklarına dair bir birlerine yemin ederler.

Bu gençlerden Jim (Jason Biggs) teknik olarak gergin ve umutsuz yapısıyla sıradan bir Amerikan genci profili çiziyor. Öğrenci değişim programıyla gelmiş olan çekici bir yabancı kıza Nadia (Shannon Elizabeth)’a kafa takıyor. Az önce de bahsettiğim gibi ülkemizde de o kafayı yaşamayan kimse yoktur?

Kevin (Thomas Ian Nicholas) ciddi kız arkadaşı Vicky (Tara Reid) ile birlikte. Oz (Chris Klein) hayalperest bir İskoç. Finch (Eddie Kaye Thomas) ise tam bir joker kartı, kadınları tavlamak için her türlü iltifat numarasını denemekten çekinmiyor.

American Pastası‘nın özellikle en unutulmaz yüzüyse Seann William Scott‘ın can verdiği Steve Stiffler karakteri. Hatta filmi, film yapan bile odur. Bu filme bağlanma sebebimde odur. Ona çok şey borçluyum. Ne yalan söyleyeyim ilk kız arkadaşımı ve ilk seks hayatımı da Steve Stifler‘a borçluyum. Çünkü bir dönem kadınlara karşı saf salak, mal bir Tayfun karakterini geride bırakmamda büyük bir rol oynamıştı. Hani olur ya filmlerdeki bir karakteri idolleştirirsiniz, benimsersiniz, öyle bir durum işte. Beş sene evvel başka bir kıza aşık olunca da her şey bitmişti orası ayrı.

Stifler, tam bir fırlama, alfa erkeği kadınları kapmak için her türlü yolu deneyen bir piçti kısaca.

Tüm bu karakterlerle birlikte Amerikan gençlerinin her rengi ekrana yansıyor (Durum bizde de farksız değil zaten). Gençlerin gamsız maceralarında, daha az popüler Jim ya da üst tabakayı temsil eden Oz var. Bu karakterler, ne okulun en rezil, ne de en popüler çocukları. Aslında eşsiz şekilde tamamen düzler.

Rakip filmlerde anlatılan hikayelerde, okulun en popüler çocukları, inek tipler, karizmatik çocuklar ya da tamamen kaybedenler ile başaranlar arasındaki farklar konu alınıyor.

American Pastası‘ndaki lise ortamıysa tüm alternatif filmlerden daha gerçekçi ve hepimizin yaşadığı tecrübeleri ele alıyor.

Mesela 1993 yapımı Dazed and Confused, içerdiği arkadaşlık temasıyla zamanın ötesine geçmeyi başarırken American Pastası, dünyadaki tüm gençlerin yaşları geldiği zaman yaşadığı amansız seks yapma isteğini umarsızca bu uğurda başlarını soktukları komik durumları ele alıyor.

American Pastası, bu konuda yasak elmayı iyi şekilde dengelemiş bir seri. İlk cinsel tecrübeyi yaşamak isteyen gençlerin ayarsız hareketleri, ilk aşkın ve romantikliğin keşfedilmesine yol açıyor. Cinsel açlıkla başlayan macera, farklı yapılardaki gençlerin kimyasının müthiş uyumu ayıp bir mizah ile saflık, toyluk ve arzu arasındaki o naif duyguların karışımı haline geliyor.

Tüm o cinsel açlıktan yola çıkan esprileri bir kenara bırakırsak serinin derinliklerinde, yanlış yönlendirilmiş bir grup gencin çapkın olmak isterken, içlerindeki umutsuz romantikleri keşfetmesi America Pastası’nın gerçek özeti.

Ayrıca günümüz teknoloji dünyasının gençlerin cinsel yaşamı üzerindeki etkisini ilk kez el alan bir yapım var karşımızda. Jim ve Nadia’ın özel anlarının kazayla tüm dünyaya yayılması o dönemler için komik bir espriydi. Şu anda ise tüm dünya bu tarz durumlar alışık halde. Nude yollamalar ve ifşaları, Snapchat‘te yaşanan kazalar genişletilerek buna örnek verilebilir.

American Pastası serisi ve devam filmleri, bu özel anları ve formülüyle daha uzun yıllar hepimizin yaşadığı utanç dolu maceraların özeti.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın