PAYLAŞ

Amerika Birleşik Devletleri başkanı Donald Trump, geçen hafta Beyaz Saray‘da düzenlediği bir basın toplantısında, Amerikalı astronotların tekrar Ay‘a gönderilmesiyle ilgili bir talimatı imzalayarak NASA‘ya yeni bir ABD uzay keşif programına odaklanmasını emreden yeni bir direktif imzaladı.

Trump, düzenlediği basın toplantısında: ”Bugün imzalamış olduğum bu direktif, Amerika’nın insanlı uzay çalışmalarına tekrar yön verecek. Bu sefer Ay’a sadece bayrak dikmeye ve ayak izlerimizi bırakmaya değil insanoğlunun Mars’a giden yolunda dev bir uzay üssü kurmaya gidiyoruz. Amerika’nın uzaydaki onurlu kaderini yeniden inşa etmesi ve geleceğe ilham vermesi açısından büyük bir adım. Uzay, askeri uygulamalar gibi diğer bazı uygulamaları da beraberinde getirecek. Biz lideriz, lider olarak kalacağız ve bunu katlayarak devam ettireceğiz.” dedi.

Trump’ın imzaladığı bu yönerge, NASA’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Deep Space Gateway projesi resmiyete dökülmüş oldu. Bu proje ile NASA, hem Uluslararası Uzay İstasyonu’nun yerini alması, hem de Mars’a giden yol için bir basamak olarak Ay’a devasa bir üs inşa edecek.

Deep Space Gateway’in inşaası, 2022 yılındaki ilk insanlı Ay görevleriyle birlikte başlayacak.

NASA’nın derin uzay yolculukları için Dünya dışında yapmayı planladığı Deep Space Gateway projesi ABD, Rusya ve AB(ESA)Kanada ve Japonya’nın ortak projesidir.

Ay’ın yörüngesinde inşa edilecek bu uzay istasyonu, 2020‘lerin ortalarında Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) gibi parça parça inşa edilmesi planlanmakta.

İşbirliği anlaşması Adelaide Astronomi Kongresi’nde imzalandı. 100 milyar dolarlık Uluslararası Uzay İstasyonu Projesi‘nin sahip olduğu en büyük uzay projesi unvanını elinden alacağı düşünülmekte. Mürettebatının yıllık olarak değişmesi planlanmaktadır.

Ay‘ın yörüngesinde kurulacak olan bu dev uzay üssü NASA liderliğinde geliştiriliyor olsa da dünyanın her tarafından birçok ülkenin de desteğini alacak.

1972‘den sonra bir daha hiç Ay‘a gidilmediği için Ay‘a aslında hiç gidilmediği iddiası ve dünyanın küre olmayıp, düz olduğuna dair komplo teorileri tüm dünyada popülerleşmeye başlamasından sonra bu proje bu görüşe sahip olanlar için de şok etkisi yaratacak.

İkinci Dünya Savaşı‘ndan sonra ortaya çıkan Soğuk Savaş dönemi ve onun sonucu olarak başlayan uzay yarışını hepimiz biliyoruz.

Bu yarışın iki büyük rakibi ABD ve Sovyetlerdi. Soğuk Savaş içindeki bir diğer yarış ise uzun menzile sahip kıtalararası bir silah tasarlayabilmekti. İlk uzun menzilli füzeyi tasarlayan Sovyetler, 1957‘de uzaya ilk aracı olan Sputnik‘i göndermeyi başardılar. Bu da uzay yarışını resmen başlatmış oldu. Bu yarış sayesinde uzay bilim ve teknolojilerinde inanılmaz gelişmeler oldu.

Uzaya ilk aracı ve ilk insanı Sovyetler göndererek yarışta ABD’yi hezimete uğratsa da 1969’da Ay’da yürüyen ABD uzay yarışında bir kez daha öne geçti. Soğuk Savaş dönemi, Sovyetlerin dağılması ile son buldu.

Ancak Soğuk Savaş bitmiş olsa da uzay yarışı halen durmaksızın süratle devam ediyor. Belki de bu İkinci bir Soğuk Savaştır.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorum girin.
Lütfen isminizi yazın